İstanbul burası boru mu? Elbette kalabalık olacak. Her taraf insan kaynayacak.
Gezecekler marketlere girecekler, alışveriş yapacaklar...
Kıyafet alacaklar, döner yiyecekler, dolandırılacaklar...
Yapacaklar bir şeyler işte.
Çünkü hayat zor. Gidilmeli kuaföre...
Bu kadar laf kalabalığının arasında raptiyenin akrabası olan iğnenin durumu ne olacak?
Atsan yere düşer miymiş? Soruya bak!
Şimdi iğne dediğin sivri bir alet. Diş karıştırmaya bile yarayan bu cihazla alay etmek sizce de ayı

değil mi?
Hatta ve hatta bazı kulağı kaşınan şahsiyetlerin kaşınma ihtiyaçları bile bu minik teknolojiyle giderilebiliyor! Hayır gördüm de biliyorum.
Şimdi şu deneye bakın!!
Kalabalık ölçüsü nedir?
-Çok basit! İğne.
Bu nesneyi baş kısmından tutup kalabalık olup olmadığını merak ettiğiniz insan topluluğuna doğru fırlatıyoruz. Gözümüzle gidişini, dönüşünü takip ediyoruz. Ve iğne gözden kayboluyor. Daha sonra kalabalık olup olmadığını merak ettiğimiz insan topluluğunun arasına girip yere eğiliyoruz. ( not: Canlı renk kıyafetler giyerseniz yere eğildiğinizde ezilme riskinizi azaltırsınız.)
İğneyi aramaya başlıyoruz. Bulursak kalabalık değildir.
Ama iğneyi bulamazsak önümüze iki seçenek çıkıyor
1- İğne ortam kalabalık olduğu için yere düşmeyi reddetti.
Bu sonuç bizim istediğimiz sonuçtur ve ortamın kalabalık olduğunun apaçık göstergesidir.
Artık kasıla kasıla "İğne atsan yere düşmez kardeş, o kadar kalabalık yani!" diyebilirsiniz.
2- İğne birine battı
Bu ciddi bir tehlike ile karşı karşıyasınız demektir.
Eğer iğneyi atma eyleminizden sonra küçük bir çığlık duymuşsanız görevinizi iptal ediniz. Çünkü 2. durum ile karşı karşıyasınız demektir. Resmi olarak kalabalıklık göstergesi olsa da fiilen durum böyle değildir. İğne birine batmıştır ve kendinizi belli ederseniz bu iğne size de batabilir-batırılabilir.
Şimdi bu deneyde iğnenin battığı kişinin bile durumu göz önüne alınmış. Hani iğne hakları?
Bu soruyu deneyi yapanlara sorduğumuzda ise çok daha ilginç bir cevap ile karşılaştık!!
Gelen cevap: Şimdi bak kardeş, olay bildiğin gibi değil. Biz iğneyi atıyoruz. Yere düşerse zaten kalabalık değil sonucuna ulaşıyoruz. Yere düştüğünde ezilmeyecek yani anladın değil mi? Adam yok çünkü ezecek.
Amaaaa etraf kalabalıksa iğne zaten yere düşmüyor. Yani her iki durumda da iğne ezilmiyor. Yaaaaa...
Bu cevaba çüşşş denmez de ne denir?
Giden cevap: Çüşşşşş!!!
Şimdi sen iğnenin ezilip ezilmeyeceğini fiziki olarak düşünüyorsun da neden psikolojik olarak kendini ezik hissedebileceğini düşünmüyorsun?!
Niye iğneyi herkesin ortasında yerin dibine geçiriyorsun?
Neden ona kobay muamelesi yapıyorsun?
Dahası da var.
Yok
iğneyi kendine batıracakmışsın çuvaldızı da başkasına...
Hadi iğneyi batırmanı yuttuk diyelim. İğnenin amcasından ne istiyorsun. Ne yapacan çuvaldızı.
Hem mazoşist miyim ben iğne batırayım kendime?
Akupunktur desen zaten abuk subuktan gelen bir kelime. Saçma sapan işler yok iğneyi kuyruk sokumunun ucuna batırırsan canlılık veriyormuş. (çok ciddiyim)
Yapma ya? biri arkama iğne batıracak ve ben de sakin duracam ha? Elbette hoplayacam zı

layacam hatta bana iğne batırana kafa atacam!!
De get işine!
Kola iğne batırıyormuşsun kafa ağrın gidiyormuş.
Tabi lan kolumun acısından kafamın ağrısını mı düşünecem?
Bizi bildiğimiz şeylerle kandırmalarına izin vermeyelim!
Şimdi bu gibilere karşı duyarlı olmalıyız. İğneyi herşeye rağmen korumalıyız.
yoksa ilerde toplu katliamlara kadar gidilebilir.
Meselailerde şöyle bir haber ile karşılaşabiliriz
Bu gün kadıköyde atılan 50 iğneden 32'si yere düşmüştür. Kalabalığın akşama doğru azalması bekleniyor
Resmen iğne soykırımı!!!
Ben susuyorum..
Ama iğneler ilerde isyan edip başınıza saplanırlarsa yanıma gelmeyin.
Dikiş iğnesine iplik sokayım derken; iğne, kafasını sağa sola kaçırı

"hehehe sokamadın!!" derse de yanıma gelmeyin.
Uzak durun benden...